<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: ahurani</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: ahurani</description>
    <item>
      <title>su(S)</title>
      <description>

susamayabilirim susarsam.
</description>
      <pubDate>Thu, 07 Aug 2008 00:02:40 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1859458-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1859458</link>
    </item>
    <item>
      <title>g &#246; &#231;</title>
      <description>

g&#246;&#231;t&#252;m g&#246;&#231;erken ,
g&#246;ren bir tek k&#246;stebeklerimdi karn&#305;mda b&#252;y&#252;yen.

onlar da g&#246;&#231;t&#252;ler ben g&#246;&#231;erken,
g&#246;ren bir tek g&#246;zlerimdi onlar&#305; b&#252;y&#252;ten.

</description>
      <pubDate>Wed, 30 Jul 2008 22:08:59 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1819348-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1819348</link>
    </item>
    <item>
      <title>kuyuda 1 ta&#351;</title>
      <description>Ah Berlin.. toprak muhabbeti yapacak de&#287;ilim. Tek yapaca&#287;&#305;m &#231;ene &#231;almak. Anlamaya &#231;al&#305;&#351;&#305;rken ben, kime sa&#231;mayay&#305;m? Olan biten hep kar&#305;&#351;&#305;kt&#305; fakat benimle kavgal&#305; de&#287;ildi. Kavga eden ben, benimle nas&#305;l kayna&#351;ay&#305;m?  &#199;at&#305;&#351;an tu&#287;lalardan duvar olur mu? &#304;&#351;te, g&#252;n&#252;n sorusu i&#351;te bu!

B&#252;t&#252;nle&#351;meyi m&#252;mk&#252;n k&#305;lan&#305;n, farkl&#305;l&#305;klar&#305; yoksayma e&#287;iliminde oldu&#287;una dair yayg&#305;n inanc&#305;n aksine, zorbal&#305;k etmeden bar&#305;&#351;, &#231;eli&#351;meksizin savunulamaz m&#305;? 
Biraz &#246;nce &#246;n&#252;mden ge&#231;en bir kitlenin an&#305;msatt&#305;&#287;&#305; bana, memlekette verdi&#287;imiz m&#252;cadelenin T&#252;rkiye toplumunu d&#246;n&#252;&#351;t&#252;r&#252;r nitelikte olup olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; sorgulatt&#305; bana. An&#305;msad&#305;&#287;&#305;m bir kad&#305;n g&#252;n&#252;ndeki kad&#305;n y&#252;r&#252;y&#252;&#351;&#252;n&#252;n 4 platforma b&#246;l&#252;nd&#252;&#287;&#252; bir 8 mart idi. Arkamda oturan, kitleden kopup, bir &#351;eyler yemek i&#231;in kafeye u&#287;ram&#305;&#351; iki kad&#305;na sordum ba&#287;&#305;ms&#305;z  feministlerin nerede,  kortejin hangi b&#246;l&#252;m&#252;nde y&#252;r&#252;d&#252;&#287;&#252;n&#252;. &#199;&#252;nk&#252; y&#252;r&#252;y&#252;&#351; e&#351;cinsellerin organizasyonuydu ve cinsiyet&#231;i dayatmalara ve bu y&#246;nl&#252; &#231;ocuk e&#287;itimine kar&#351;&#305;yd&#305;. Bu e&#287;itimi &#231;ocuklara y&#246;nelik bir t&#252;r &#351;iddet olarak kabul etmi&#351; bir kitleydi g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m. &#350;a&#351;k&#305;nl&#305;kla &#8216;kar&#305;&#351;&#305;&#287;&#305;z&#8217; dediler. As&#305;l ben &#351;a&#351;&#305;rm&#305;&#351;t&#305;m. Biz (!) mutlaka b&#246;l&#252;n&#252;r, kendi pankartlar&#305;m&#305;z&#305;, kendi s&#246;ylemlerimizi, renklerimizi vurgulamak, &#8216;temel&#8217; derdin d&#305;&#351;&#305;nda asl&#305;nda &#246;rg&#252;tlenmek isterdik. Her telden her g&#246;r&#252;&#351; sanki ben de buraday&#305;m deme yar&#305;&#351;&#305;na girerdi. &#304;&#351;in boktan yan&#305; bu tart&#305;&#351;malar &#246;ylesine keskinle&#351;irdi ki; 4 ayr&#305; platforma bile b&#246;l&#252;nebilirdik  10 ar gruptan olu&#351;an ve yar&#305;m&#351;ar saat arayla ayn&#305; g&#252;zergahtan  y&#252;r&#252;yecek olan. Bizim en &#8216;temellenebilir&#8217; halimiz d&#246;rtt&#252; yani.. &#246;z&#252;nde gayet marjinal olan kitle bile kendi i&#231;inde &#8216;marjinalle&#351;meyi&#8217; tercih ederdi. Oysa g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m bu g&#246;steri/y&#252;r&#252;y&#252;&#351; al&#305;&#351;&#305;ld&#305;k olan&#305;n (tabi bana g&#246;re) &#231;ok d&#305;&#351;&#305;nda , yaln&#305;zca egemen k&#252;lt&#252;re ve bi&#231;imlendirmeye kar&#351;&#305; ortak bir dil tutturmu&#351;tu ve farkl&#305;l&#305;klar&#305; g&#246;ze sokan pankartlardan, sloganlardan, kortej &#351;eflerinden s&#305;yr&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Bizde ise hangi slogan&#305;n at&#305;laca&#287;&#305; bile saatlerce s&#252;ren s&#305;k&#305;nt&#305;l&#305; didi&#351;melerden sonra belirlenirdi. Akl&#305;selim bir &#231;ift g&#246;z&#252;n rahatl&#305;kla g&#246;rebilece&#287;i ayr&#305;&#351;an y&#246;nler ise birer renkti. Bizi b&#246;len, zul&#252;m olan farkl&#305;l&#305;klar, burada bir g&#246;kku&#351;a&#287;&#305;  kadar g&#252;zeldi. Bu noktada sormaktay&#305;m tekrar ; &#231;at&#305;&#351;an tu&#287;lalardan duvar olur mu diye..

Memleketteki k&#305;s&#305;r tart&#305;&#351;malara yaln&#305;zca magazin bas&#305;n&#305;nda, pop&#252;ler tart&#305;&#351;ma programlar&#305;nda falan &#351;ahit oldu&#287;unu, bu yay&#305;nlara y&#246;nelik ac&#305;mas&#305;zca ele&#351;tirilerinden anlad&#305;klar&#305;ma ayna tutmak elbette haddime de&#287;il, lakin d&#246;n&#252;&#351;&#252;m&#252; &#351;iddetle savunan b&#252;nyeme gel de anlat bunu anlatabilirsen! Aman ha yanl&#305;&#351; anla&#351;&#305;lmas&#305;n. Zira kraldan &#231;ok kralc&#305;l&#305;k yapacak kadar kendimi kapt&#305;rm&#305;&#351; de&#287;ilim &#8216;tek di&#351;li canavara&#8217;. Maksat i&#231; burkan &#351;a&#351;k&#305;nl&#305;klar&#305; payla&#351;mak olsun.
 &#199;uvald&#305;z&#305; kendi koca k&#305;&#231;&#305;mdan ba&#351;layarak, kullan&#305;ma a&#231;ay&#305;m.

Okuyan, yazan edas&#305;ndaki yurdum insan&#305;na tak&#305;lan bir ad var: AYDIN

Aymak, fark&#305;na varmak ise ayd&#305;n da fark&#305;nda olan demek olsa gerekir. Yani halihaz&#305;rda meselesinin ne oldu&#287;unun, bu meselenin dinamiklerinin, tarihi, k&#252;lt&#252;rel ..vs s&#252;recinin fark&#305;nda olan, fark&#305;nda olmad&#305;klar&#305;na da mesafeli bri a&#231;&#305;kl&#305;kta olan, yani i&#231;inde &#8216;ho&#351;g&#246;r&#252;y&#252;&#8217; de bar&#305;nd&#305;ran bir anlama iste&#287;ine de sahip olan.  B&#246;yle bir ki&#351;ilik &#231;at&#305;&#351;may&#305; hangi t&#252;r hallerde ye&#287;leyecektir? Herhalde ki &#231;at&#305;&#351;maya reddiye yaz&#305;s&#305; yaz&#305;yor de&#287;ilim. Kar&#351;&#305; duru&#351;lar&#305;m&#305;z&#305; toleransl&#305; bir dille vurgulamak ile ikrar aras&#305;nda elbette ki bir fark olacak.  Bu fark meselenin sahipsiz b&#305;rak&#305;lmamas&#305; iste&#287;inden kaynaklanan t&#252;rden bir fark.  Ama ba&#351;ka bir i&#351;levi de bu fark&#305;n, birlik olmay&#305; olanakl&#305; k&#305;lmas&#305; yoluyla, b&#305;rak&#305;n meselenin k&#305;s&#305;rla&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305; yoluyla i&#231;inin bo&#351;alt&#305;lmas&#305;na kar&#351;&#305; &#246;nlem almay&#305;,ayn&#305; zamanda meseleyi g&#252;&#231;lendimesi.

Meselesinin fark&#305;nda olmayan nas&#305;l olur da onu vurgulayabilir? Hadi kalk &#8216;eyleyelim&#8217; , fikir beyan edelim diyerek, nereye yolal&#305;r masturbatif i&#231;e bak&#305;&#351;larla kimi gayeler? &#214;nce gayeyle bar&#305;&#351;mal&#305; sonra birbirimizle. Ha tabi unutmadan, hepsinden &#246;nce KEND&#304;Mizle&#8230;(28/07/2008)
 
</description>
      <pubDate>Sat, 28 Jun 2008 20:32:57 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1674124-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1674124</link>
    </item>
    <item>
      <title>ko(r)ku&#351;mu&#351; sayfalarda gezmece..</title>
      <description>
ba&#287;naz d&#252;&#351;lerle kuruldu ya&#351;am! aya&#287;&#305; vuran ayakkab&#305;ya nas&#305;l sinirlenirse insan, &#246;ylesine bir duyguyla doldurmakta ucuz yol al&#305;&#351;lar&#305;n&#305;.
k&#246;hne sevdalar vars&#305;n yetsin bakakalan g&#246;zlerine. ceplerine damlatt&#305;&#287;&#305;n ya&#287;murlar hangi k&#305;tay&#305; kurak b&#305;rakmakta??
lanetli k&#246;ylerin a&#231; &#231;ocuklar&#305; yal&#305;nayak uzanmakta mahrem &#231;i&#231;eklere. kopar&#305;lan yapraklarsa kavu&#351;amayacaklar bir daha r&#252;zgara.
siz ki en &#351;anl&#305; &#351;ark&#305;lara ilham oldunuz ve bestelediniz de yaman &#351;iirleri. ne diye g&#246;z yumars&#305;n&#305;z bu umars&#305;z bo&#351;luklara?!?

varolma ey kad&#305;n! se&#231;me tezgahtan en iyi elmalar&#305;, g&#252;l&#252;mseyi&#351;ler diyar&#305;ndan ge&#231;mesin hi&#231;bir yabanc&#305; ve sevme bir daha hi&#231;bir d&#252;nyal&#305;y&#305;!

yarat&#305;lan, yarat&#305;lm&#305;&#351;, yarat&#305;l&#305;&#351;&#305; gere&#287;i akl&#305; kar&#305;&#351;m&#305;&#351; her kul gibi Tanr&#305; n&#305;n yan&#305;ndan ge&#231;ip giden deneme s&#252;r&#252;&#351;&#252; k&#305;l&#305;kl&#305; ya&#351;am!! kahrol sen de ben gibi!

kalemtra&#351;&#305; olmayan bir k&#305;z &#231;ocu&#287;unun yazmaya &#246;zlemini bir bilmeli. bilmeli ki yontulmak i&#231;in neler yapmal&#305; g&#246;rmeli. kay&#305;ts&#305;z &#231;abalarla bir olan sayfalara baka baka, inada sar&#305;lmal&#305;..
yazmal&#305;, yazmal&#305;! bu yazmak hi&#231; bitmemeli..(2005)
</description>
      <pubDate>Wed, 18 Jun 2008 14:05:29 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1623579-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1623579</link>
    </item>
    <item>
      <title>ilk</title>
      <description>Hayat dedi&#287;in  bozuk para 
Cebimse delik, delirmi&#351;.
Her an daha hafif,
bilmeden, yokluk&#8230;
kar&#351;&#305;y&#305;m ka&#287;&#305;t israf&#305;na.
A&#287;a&#231; kesmesinler desem,
De&#287;il.
A&#287;ac&#305; severim,
O ayr&#305;.
Deliksiz bir uykudan,
Bildi&#287;in korkudan&#8230; 
zenginlik i&#231;inde fakirlik
koyar adama, biline
Hele benim kadar fesata, 
Vicdan&#305;na da &#246;te yandan,
Dost olana.
ruhu hafif de&#287;ilse hele
bedeni kadar..
bu fakirlik 
hakt&#305;r ona . 
</description>
      <pubDate>Tue, 03 Jun 2008 01:14:47 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1554632-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1554632</link>
    </item>
    <item>
      <title>'s&#252;kut' bu sefer ikrardan.</title>
      <description>
Ka&#231; bahar ge&#231;ecek &#252;zerinden ey &#231;&#305;nar ve ka&#231; baharla &#351;ad olacaks&#305;n bu g&#246;k denilen yalan mavide. &#214;tesi siyah, &#246;tesi siyah.. bilmez misin ka&#231; g&#252;n g&#246;r&#252;r bu yar&#305;m ak&#305;ll&#305; g&#252;ne&#351;, en az ben kadar korkak, ate&#351;inden ka&#231;ak..
Savrulmaz m&#305; her d&#246;nen kendinden bilirken merkezini ve dahas&#305;n&#305; g&#246;rmez mi g&#252;len y&#252;zler sevgisiz s&#252;rg&#252;lerin&#8230;kap&#305;lar..o kap&#305;lar.. Vurulan y&#252;z&#252;ne onlar de&#287;ilse ey dost, benim ben!  Dostsam, buradaysam, ba&#351;ka olan biten yoksa, g&#246;rg&#252;s&#252;zl&#252;&#287;&#252;me yenik de&#287;ilsem, daha olan ne ki, bitenlerin ard&#305;ndan akanlar m&#305; g&#246;zlerinden? S&#252;regelse ki u&#231;urumlar, onlar da bir dirhem bir &#231;ekirdek otursunlar koynunda -ya&#351;l&#305; bir &#231;ekyat vard&#305; bizim eski evde- onun.. aksi g&#252;&#231; olsa gerek s&#252;(r/n)g&#252;ler  &#231;ekilmi&#351;se, sen yazm&#305;&#351;san yanmaya. Yani yanayazm&#305;&#351;san, ba&#287;r&#305;ma dokunurken bir de oralardan.. hani bir &#351;ekilde kapans&#305;n bendeki t&#252;m kap&#305;lar y&#252;z&#252;ne, k&#305;yabil(ir)sem burnuna. Vurulsun en derinden kayg&#305;lar&#305;n, &#246;zlemlerin, sanc&#305;lar&#305;n&#8230; art&#305;k ey dost, sen SEN olsan ki bilsem ben de sensizli&#287;in ne oldu&#287;unu. Buralarda.. gur(bet)lerde. Ad&#305; &#252;st&#252;nde bu bet s&#252;rg&#252;nlerde s&#252;rg&#252;lerle yolda&#351;, s&#252;ng&#252;lere gebe.. Yeter ki hi&#231; sormasan .g&#246;zlerinle menderes, ya&#351;lar&#305;nla nehir olup, &#231;a&#287;lamasan da bu kara ba&#287;lam&#305;&#351; y&#252;rekte ve her &#231;er&#231;&#246;pte usanmadan dur/a/masa.. Sen kadar suskun kokan o k&#305;vr&#305;lm&#305;&#351; bedeni, o sarma&#351;&#305;k sar&#305;lmal&#305;k hallerini sarsmak geldi&#287;inden mi sadece i&#231;imden? Sanmam.. olsa olsa benimdir, silikli&#287;imdir, korkusundan anas&#305;na zulmeden &#305;slatt&#305;&#287;&#305; &#231;ar&#351;af&#305;n hesab&#305;n&#305; vermeyen o &#231;ocuk! O, i&#351;te o, benim ben ! sen kadar sidikli, sen kadar su&#231;luyum.  Ba&#351;kas&#305; kim ola ki ey! Maviye aldanma gel! Ey dost&#8230; yakma beni&#8230;yansan da y&#305;lma yolculuklarda&#8230; kap&#305;lara hep hor g&#246;zle bakma.O, benim ben.. bendendir benden.. bendensin O&#8217;ndan&#8230;.ba&#351;ka ne ola ki? &#214;yle ya, &#246;yle tabii&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;
</description>
      <pubDate>Mon, 26 May 2008 23:11:49 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1520741-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1520741</link>
    </item>
    <item>
      <title>benekli leopar &#252;zerine</title>
      <description>15 Mart 2007 tarihli gazete haberi aynen soyle diyordu:

&#8220;Guneydogu Asya'daki Borneo adas&#305;nda kesfedilen benekli leoparin, aslinda yeni bir kedi turu oldugu belirlendi. Dunya Dogal Hayat&#305; Koruma Fonu (WWF), Amerikali bilim 
adamlarinin, bu leoparin DNA'sini anakaradaki kuzenleriyle karsilastirdigini ve iki populasyonun 1,4 milyon yil once ayrildiklarini saptad&#305;gini bildirdi. 
Testleri yapan Dr. Stephen O'Brien, "genetik arasi&#305;rma sonuclari, Borneo'da bulunan leoparin ayri bir tur olarak dusunulmesi gerektigini acikca gosterdi" dedi. 
Leopar, herhangi bir kedininkinden cok daha uzun kopek dislerine sahip ve kucuk bir panter buyuklugune ulasana kadar buyuyebiliyor. &#8220;

Can sikintisindan dolandigim, bir tabire gore sorf yaptigim internet sayfalarindan birinde karsimda birdenbire beliren bu haber beni garip alemlere tasidi. Hayvanlarla ilgili belgesellerin, ilginc fotograflarin ilgimi hep ceker olusunun disinda baksa bir sey vardi bu yazilanlarda. Bu ilgincligin tam olarak ne oldugunu o an anlayamayarak, yasadigim tanimsiz heyecana biraktim kendimi. Karsimda da benekli leoparin resmi&#61514;..

Birkac gundur her gordugum kisi ile ayni heyecanla haberi paylasiyorum. En son anneme anlattim. Ama o da digerleri gibi kayitsiz kaldi bu degerli bilgiye. Sasirdim. Cunku senelerdir bana kayda deger gelen konular&#305; onunla konustugumda annemin onlarla en az benim kadar alakadar olmasina  ya da oyle gozukmesine o kadar alismistim ki&#8230; belki de artik bikti dedim. Kendimi bildim bileli gildir gicik seyleri bulur cikarir, uzerlerinde uzun uzun kafa yorar ve dusunduklerimi ona citlatirdim. Evet sebebi bu olmaliydi. Buyumustum artik ve olup bitenlerden boylesine etkilenmemeliydim. Hele bu benden kilometrelerce uzakta yasayan bir kediyse&#8230;
Validecigimin tepkisi, daha dogrusu tepkisizligi uzerine monitore cevirdigim gozlerimi leoparinkilere dikmis buldum kendimi bir sure sonra.. hala heyecanliydim.

-	Biliyor musun yeni bir kedi turu bulunmus. Cok guzel!!!! diyip  de karsiliginda:
-	Eee.. ne var bunda?   gibisinden aldigim &#8216;tepkisizlikleri takmamaliydim.

Ama nas&#305;l?!? Bu da ayri bir konuydu kafa yormak icin. Hem aci hem de garipsenesi bir durum degil de neydi? 
Hayvan nesillerinin tukenmekte, su kaynaklarinin kurumakta, insanlarin savatsan,soguktan, acliktan ve siddetin her turlusunden olmekte, &#8216;insani&#8217; olan her turlu deger yargisinin, inancin, sagduyulu tavir alisin azalmakta, umutsuzlugun, somurunun, yalanci mutluluklarin artmakta ve Leylalardan kalma asklarin yokolmakta oldugu gercegi oylesine burkarak icimi zihnimde yerediyordu ki; hala bir sans oldugunu hissettim bu haberi gorunce..

Ne alaka diyeceksiniz. Alaka surda:
Balta girmemis ormanlarin neredeyse kalmadigi su zavalli dunyamizda, uydularin, haberlesme sistemlerinin gozetiminde, devletlerin fislenmis birer nesnesi olarak, Panoptikon&#8217;da birer mahkum misali yasamaktayiz.
Kisisel olarak, turlu turlu sartlanmalardan/bicimlendirmelerden, tahakkumun beser isi olan her turlusunden, sosyal alanin normatif (kanimca sapkin) etkilerinden o kadar dertliyim ki.. bir cikis (kimine gore kacis) yolu bulmak oylesine buyuk bir hayal ki&#8230; arayisimin en buyugu ve belki de bugune kadar ki en onurlusu dayatilan sahte ozgurluklarin ve tatmin oluslarin otesinde bir erimeye yonelis ki&#8230;
Kocaman bir kedi benim yapamadigimi yapmis ve kendini bu beser imparatorlugundan sakinmis. Bir fotografci &#8216;tesadufen&#8217; cekene kadar resmini, kimbilir belki de yuzlerce yildir bunu basarmaktaymis. Bu haber hala bilinemez bir dunyada yasadigimin en buyuk kaniti!
Kimbilir kac canli turu mucizelerini biz iktidar magdurlarindan habersiz devam ettirmekteler ekosistemde.. bu sikistirilmis hayatlari yasayan bizler onlardan habersiz, kendimizi uydularimizla &#8216;guclu&#8217;, &#8216;sarsilmaz&#8217;, &#8216;rasyonel&#8217; hissederken ne kadar da acinasi ve komigiz!
Ohh olsun! Bilme/ kesfetme deneyimini objektiflere, deneylere, teknoloji denilen riyakara maleden bizlere&#8230;
Hakimiyeti insanligin, kendi kisir ideolojileri, bilgi/bilme arayisi ve erk mucadelesi kadar. Leopar bir kez daha bunu bizlere kan&#305;tlad&#305;. Benekli leopar yeni bir tur olarak literature gecti. &#304;nsanligin her turlu bencilligine, dogayi hice sayisina ragmen varligini hayran kalinasi  &#8216;bilinemezlik?&#8217; sayesinde surduren birsuru canlinin da, benim gibi arayista olanlara habercisi olarak&#8230; Suphesiz gorebilen kalbler icin daha nice emareler var. Degil mi? - 17.03.2007


</description>
      <pubDate>Mon, 14 Apr 2008 02:34:39 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1330079-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1330079</link>
    </item>
    <item>
      <title>gerginlik &#252;zerine</title>
      <description>Gerginlik &#252;zerine..

bu duyguyu tan&#305;mlama &#231;abas&#305;na girmeyece&#287;im. &#231;&#252;nk&#252; &#246;nkabul&#252;m bu gerginlik durumunun &#231;a&#287;&#305;m&#305;z&#305;n bi sendromu olmas&#305;n&#305;n yan&#305;nda, asl&#305;nda s&#252;re&#231;te hep var olmu&#351; oldu&#287;u ve tan&#305;mlanamayaca&#287;&#305;d&#305;r.. sebepleri d&#246;nemsel olarak a&#231;&#305;klanabilir ve birden fazla ki&#351;iye maledilebilir. Bu nedenle yaz&#305; gerginli&#287;in &#231;a&#287;&#305;m&#305;zdaki g&#246;r&#252;n&#252;m&#252;ne bir bak&#305;&#351; olarak alg&#305;lan&#305;lmal&#305;.

Insan davran&#305;&#351;&#305;n&#305; anlamland&#305;rma &#231;abas&#305; psikolojinin u&#287;ra&#351;&#305;d&#305;r. Fakat bu davran&#305;&#351;lar&#305;n toplumsal ve d&#246;nemsel sebepleri oldu&#287;u, &#246;zellikle durkheim&#8217;&#305;n sosyalizasyon kavram&#305;na vurgusuyla sosyolojide de &#246;nemli bir yer tutmaktad&#305;r. Toplum bireyi yarat&#305;r fikri sonralar&#305; &#231;a&#287;da&#351; sosyal bilimcilerin de ilgisini &#231;ekmi&#351; ve sosyal alanla ki&#351;isel alanlar&#305; aras&#305;nda gerilim ge&#231;iren akt&#246;rden bahsedegelmi&#351;lerdir. Akt&#246;r kelimesinin kullan&#305;lmas&#305; da ayr&#305;ca bir soru i&#351;aretidir. Malum bu sosyal bilimciler hayat&#305; bir sahneye ve sahne &#252;zerindekileri de oyunculara benzetmek suretiyle teorilerini kurmu&#351;lard&#305;r. Oysa bu oyunlar&#305;n  t&#252;r&#252;, u&#287;rad&#305;klar&#305; de&#287;i&#351;imler ve d&#305;&#351; etkiler g&#246;z &#246;n&#252;ne al&#305;nmam&#305;&#351;t&#305;r. Bu kan&#305;mca sosyal bilimin hep ele&#351;tirilen nesnele&#351;tirme tavr&#305; ve mikroskop vari bir bak&#305;&#351;la  olan&#305; inceleme kayg&#305;s&#305;ndan kaynaklanmaktad&#305;r. Ama gerilim ge&#231;iren bireyin kabul&#252; ve ortaya konulan sebepleri bizi baz&#305; kan&#305;ksay&#305;&#351;lara g&#246;t&#252;rmektedir..
Bu kan&#305;ksay&#305;&#351;lar&#305;m&#305;zdan bence en &#246;nemlisi sosyal alanda birer oyuncu oldu&#287;umuz ve bu oyunu varetmedi&#287;imiz arka sahnede ise kendimiz olabildi&#287;imizdir. Bu ne kadar &#8216;samimi&#8217;dir?
Sosyal bilimcilerimiz bireyin toplumsalda &#8216;samimi&#8217;&#61514; olamayaca&#287;&#305;n&#305; m&#305; kastetmektedirler ya da toplumsal bizi riyakarl&#305;&#287;a m&#305; s&#252;r&#252;klemektedir?
Gerilim ge&#231;iren akt&#246;r&#252; doktor &#246;rne&#287;iyle a&#231;&#305;klamak isteyen &#231;a&#287;da&#351;lar&#305;m&#305;z, hem&#351;ireyi,sekreteri vs..yi de doktorun yanda&#351;&#305; olarak g&#246;stermektedirler.. doktor &#246;nsahnede doktorculuk oynamak zorundad&#305;r. Kar&#351;&#305; tarafa g&#252;ven vermek i&#231;in &#231;e&#351;itli roller &#252;stlenir(ki rol stat&#252;den &#8216;beklenilen&#8217; davran&#305;&#351; kal&#305;plar&#305; olarak tan&#305;mlan&#305;r). Hem&#351;iresi de buna yard&#305;mc&#305;d&#305;r. Bu bi grup &#231;al&#305;&#351;mas&#305;d&#305;r&#8230;&#8230;&#8230;ama ayn&#305; doktor hastas&#305; gittikten sonra farkl&#305;la&#351;&#305;r.. ve bu ge&#231;i&#351; ona gerilim ya&#351;at&#305;r&#8230;&#8230;.

Farkl&#305;l&#305;&#287;a tahamm&#252;l&#252;n olmad&#305;&#287;&#305; sosyal alan normlar&#305;yla bi&#231;imlendirdi&#287;i ve &#252;zerinde tahakk&#252;m kurdu&#287;u bireyde gerilim ya&#351;at&#305;yor. Insan sosyal bir varl&#305;kt&#305;r  ve sosyal olan bu varl&#305;k ba&#287;l&#305; oldu&#287;u cemiyette d&#252;zenin devam&#305;n&#305; sa&#287;lamak i&#231;in &#231;aba g&#246;sterir &#246;nermeleri &#231;at&#305;&#351;may&#305; reddeden sosyal bilimcilerin dayana&#287;&#305;d&#305;r. Fakat gerilim mevzu olunca &#231;at&#305;&#351;ma nedense ortaya konulmakta ve bu &#231;at&#305;&#351;ma bireyin rolleri aras&#305;ndaki gidi&#351; geli&#351;lerinden beri tan&#305;mlanmakta.. demekki insan d&#252;zen kurmay&#305; bir g&#246;rev olarak yapman&#305;n s&#305;k&#305;nt&#305;s&#305;n&#305; ya&#351;amakta.
Bu da akla ba&#351;ka bi soruyu daha getiriyor. Acaba normlar toplumsal nizam&#305; sa&#287;lama ad&#305;na i&#351;lev &#252;stlenmi&#351; olsalar da ikilik ya&#351;ayan bireyler yaratmak suretiyle ba&#351;ka noktalarda t&#252;ketimi &#252;retiyorlar m&#305;? ya da marxda da &#231;a&#287;da&#351;lardan mills de de g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m&#252;z beyaz yakal&#305;n&#305;n kendisine ve u&#287;ra&#351;&#305;na yabanc&#305;la&#351;mas&#305; durumunun su&#231;lular&#305; bu normlar m&#305;? &#231;&#252;nk&#252; ba&#351;ka &#8216;bilimsel&#8217; bulgular bize s&#246;yl&#252;yor ki alt ve &#252;st tabakalara nazaran orta tabakan&#305;n bile&#351;enleri normlara daha &#231;ok uyum sa&#287;lamaktad&#305;r.
Bu ba&#287;lamda edilebilecek kelamlar normatif bir &#246;r&#252;nt&#252; olarak tan&#305;mlanan toplumun bireyi g&#246;t&#252;rd&#252;&#287;&#252; karamsarl&#305;k, ama&#231;s&#305;zl&#305;k, duygusuzluk hisleri &#252;zerine edilebilir gibi geliyor bana. Belirtmem gereken  bi &#351;ey var ki o da, topluluk halinde ya&#351;amakla toplum yap&#305;s&#305; i&#231;erisinde bir ta&#351; olmak aras&#305;nda ayr&#305;m yapmaktay&#305;m. Normlar&#305; kurallar b&#252;t&#252;n&#252; olarak tan&#305;mlarken de birden fazla insan&#305;n birarada bulunmas&#305; durumunda yaz&#305;l&#305; ya da yaz&#305;s&#305;z baz&#305; kurallar&#305;n olu&#351;tu&#287;unu reddetmedi&#287;imi, ama modern toplumun kurulumunda ve normlar&#305;ndaki s&#305;k&#305;nt&#305;lara binayen &#8216;norm&#8217;lara reddiyede bulundu&#287;umu vurgulamal&#305;y&#305;m. Modern toplumun alt katmanlar&#305; ve en geni&#351; bile&#351;enlerinden olan kurumlar(e&#287;itim,din,siyaset&#8230;) stat&#252; kavram&#305;yla bireylerle ba&#287;lant&#305; kurmakta. Bu atfedilen stat&#252;ler de kan&#305;mca riyakarl&#305;&#287;&#305; bireye y&#252;klemekte.  Birey art&#305;k kendine &#246;zg&#252; tarz ve se&#231;imleriyle de&#287;il, toplumsal&#305;n ve bu yolla sistemin y&#252;k&#252;n&#252; omuzlar&#305;na alarak, d&#246;ng&#252;y&#252; sa&#287;lamak &#252;zere bir misyon &#252;stlenmekte. Kitle ileti&#351;im ara&#231;lar&#305;, e&#287;itim kurumu ve di&#287;erleriyle i&#231;selle&#351;tirilen bu davran&#305;&#351; kal&#305;plar&#305; bireyden beklenilir hale gelmekte. &#8216;normalin&#8217; d&#305;&#351;&#305;ndakiler stigmataya maruz kalmakta, d&#305;&#351;lanmakta, ay&#305;planmakta ve daha b&#252;y&#252;k yapt&#305;r&#305;mlara u&#287;ramakta.  Farkl&#305;l&#305;klara (ki bunu norm d&#305;&#351;&#305;l&#305;k olarak alg&#305;layabiliriz) tahamm&#252;l ancak t&#252;ketim toplumuna nesne olunabildi&#287;i m&#252;ddet&#231;e var. &#246;rne&#287;in e&#351;cinsellik gece ya&#351;am&#305;, &#351;ov d&#252;nyas&#305; i&#231;in bir metaa olarak alg&#305;lan&#305;r olagelmekte. Ama yap&#305; hi&#231; bi suretle kamusal alanda farkl&#305; cinsel tercihlere izin vermemekte. Sanat ve sanat&#231;&#305; da bu noktada kilit alt&#305;ndad&#305;r asl&#305;nda. Sistemin i&#231;inde ya&#351;ay&#305;p toplumsalda tan&#305;mlanm&#305;&#351; kimli&#287;i reddetmek olduk&#231;a zor bir sanat&#231;&#305; i&#231;in. Bu yarat&#305;m&#305;n &#246;znelli&#287;ini olduk&#231;a sarsmakta. Ele&#351;tirel bir bak&#305;&#351; bile asl&#305;nda kan&#305;mca kendisini iktidardan beri tan&#305;mlayan bir eylem aray&#305;&#351;&#305;nda. Bu durumda  &#8216;akt&#246;r&#8217; ge&#231;irir gerilim.. ge&#231;irsin&#8230; antidepresanlara sald&#305;rs&#305;n.. ila&#231; sanayi de biraz para kazans&#305;n&#8230; di mi?
-09.04.2006
</description>
      <pubDate>Tue, 12 Feb 2008 00:50:18 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1145065-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1145065</link>
    </item>
    <item>
      <title>takva filminin ard&#305;ndan bir karalama..</title>
      <description>Takva....

"yalnizdim
seni dusundum
seni dusundum
yalnizim"


Musluman.. islam yolunda olan.. islam.. teslimiyet.. 


caprasik oyunlarin, birbirine &#231;arpisan  her figurani gibi kendi yolumuzun esas kadinlar&#305; ve erkekleri olamamaktan m&#252;zdarip, kaniksayan ama nefes alma bosluklarini da kollayan degil miyiz hayatin bir yerlerinde bizler de? 

teslim olmalara en tutkunlarimizdan, ondan en korkanlarimiza ya da bu tavir alisi kucumseyenlerimize kadar hepimiz aslinda dogdugumuz andan itibaren &#8211;kimilerine gore ondan da once- zaten bulmuyor muyuz kendimizi dipsiz bir kor kuyuda uzatilan her kovaya saldiran masaldaki tilki misali?

Cikmazlarimiz, cikarlarimiz hep bizi askin, bizden ote bir diyara suruklemiyorlar mi bizleri?

Dikis makinasinin basinda yapip ettiginden fazlasiyla haberdar bir terzi gibi cok tutarl&#305;, cok yon bilir, cok ne uretecegi belli mi buluyoruz yoksa ignenin ucundaki yasamlarimizi? Yoksa bir saatin sarkaci gibi gidip gelen, gidip gelen ve gidip gelen.. ruhiyetlerimizin bekcisi olmaktan uzakligimiz bizleri bu sorulara cevap vermekten de mi alikoyuyor?

Vakif olamadigimiz yasamlarimizin sonunda ya da basinda birden olanca curetkarligimizla sesleniyor muyuz yoksa kuyruklarina takilma korkusuyla ucurtmalara?hadi kavga edelim onlarla..hadi..ama neden?

Sahi kuzum..biz neyiz? Kimiz? Karar merciimizde , kendimizin m&#252;lki amiriymisizcesine sabirli olabiliyor muyuz? Secimlerimizin sonuclari sahiden de bizleri umdugumuza goturur mu? Peki daha otesine? Ya umdugumuza ulasamazsak?

Bir kadin-erkek bedenine hasretlik cekmek midir dervisin muhatabi, hormonlari midir, yoksa seytan mi?
Kim bilir?.. bilen var midir? Oznenin, nesnenin kim oldugunu? Peki dusmanin?

Arinabilir mi insan butun bu sikintilardan? Mumkundur.. peki arinmali midir?

Yoksa insan boyle mi insan? Ve belki de boyle oldukca mi daha da insan olmakta olacak?
Aksi Tanricilik oynamak midir? Ha?

Sahip oldugumuz o &#8216;sey&#8217;..her ne ise o..
Kimi zaman gozlerimizi kapadigimizda basbasa kaldigimiz ve irademizin varligini muhalefetiyle hatilatan o &#8216;sey&#8217; bize i&#231;kinliginden beslenmiyor mu? 

Bu durumda bedenimizin, ruhumuzun, varligimizin en ufak ayrintilarina kadar kesfi mumkun olsa, buldugumuzun yuzlesmekte oldugumuzun, o &#8216;sey&#8217; olmayacagini bilebilir miyiz?
Peki yuzlesmek neden bu kadar zor?
Bu yuzden mi? sanmam&#8230;kalblerimizdeki bu ikircik neden a dostlar? Neden? 
Neden o halde korkar olur insan, bulur kendini, figuranligini unuturcasina yuzmeyi ogrenmeye calisan bir balik gibi sussuz topraklarda?
Suda yuzer balik.. karada bilse ne olur yuzmeyi bilmese ne olur? Di mi?

Bu dogdugumuz, buyudugumuz &#8216;dunya&#8217;da gerek var mi dostlar celiskilere sarilmaya? 
Sevis,ye, ic, tokatla.. olsun bitsin&#8230;
Baliksan, karadaysan.. karada bir baliksan kim suclayabilir seni? 
Sorulur mu yoksa hesabi&#8230; kabarik defterlere konu olur mu yoksa caresizliklerimiz?

Ne farkimiz var kosedeki bakkaldan sonunda varacagimiz nokta kifayetsizlikse?
Simdi sormaktayim ciddi ciddi kendime&#8230;
eyvAllah.. teslim olayim&#8230; ama&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;(aral&#305;k,2006)





&#8220;..... 
ey kimse yok!.. 
ey bir mavinin unutulmasindan 
arta kalan!.. 
ey sen var misin?.. 
ey olma!.. 
ah, yagmur baslayacak
ah, yagmur baslayacak
ah, yagmur baslayacak
ah, yagmur baslayacak
ah, yagmur baslayacak
ah, yagmur baslayacak
ah, yagmur baslayacak
gece olsa da sussam...

ben kosarim asaglara, kosarim
yikanacak bogulacak su bulsam....

(turgut uyar- bir barbar kendin tartar, bir barbar asagilarda)&#8221;

</description>
      <pubDate>Thu, 07 Feb 2008 18:54:05 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1135286-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1135286</link>
    </item>
    <item>
      <title>sevgilim..</title>
      <description>Sevgilim,
Ge&#231;ti&#287;imiz gece hasan efendinin malikanesinde ba&#351;&#305;m&#305;za gelen o talihsiz olay beni nas&#305;l bedbaht etti bilemezsiniz..
Size bir a&#231;&#305;klama yapma gere&#287;ini duymaktay&#305;m. Bu gereklilik &#246;ylesine amans&#305;z bir hastal&#305;k ki i&#231;imde. Asl&#305;nda hayriye han&#305;ma izahlamaya &#231;al&#305;&#351;m&#305;&#351;t&#305;m. Kemiren bir g&#252;r&#252;lt&#252; beynimin i&#231;inde. San&#305;r&#305;m size seslenme fikrine bu g&#252;r&#252;lt&#252; ikna etti beni. 

Kalbimde u&#231;u&#351;an kelebeklerden bir demet yap&#305;p g&#246;nderiyorum size. &#304;nan&#305;n sevgilim size hep sad&#305;k kald&#305;m.  Zira bundan &#351;&#252;pheniz olmas&#305; durumunda can&#305;ma k&#305;ymaya haz&#305;r&#305;m. Babam beyefendi ve validem uygun g&#246;rd&#252;kleri bir t&#252;ccarla evlendirmek istiyorlar beni. Zaatalinizin duydu&#287;u ac&#305;y&#305; y&#252;re&#287;imde hissediyorum. Siz bir sanaatkars&#305;n&#305;z, bir kalem erbab&#305;s&#305;n&#305;z. Bu t&#252;ccar m&#252;lklerini &#246;n&#252;me serecekmi&#351;! Neye yarar s&#305;z&#305;m,neye yarar? Size olan derin duygular&#305;m&#305; ka&#231; m&#252;lk sat&#305;n alabilir? Babam sezai bey, size &#351;iddetli bi d&#252;&#351;manl&#305;k beslemekte. Ne bahts&#305;z bir hatun ki&#351;iymi&#351;im................
Validem ise sessizli&#287;ini korumakta. Babac&#305;&#287;&#305;m&#305;n bu kini vaktiyle atalar&#305;m&#305;z&#305;n k&#246;t&#252; m&#252;nasebetlerinden kaynaklanmaktaym&#305;&#351;.. &#246;yle ki bu m&#252;nasebet ka&#231; can alm&#305;&#351;. &#350;imdi biricik k&#305;z&#305;m&#305; bu s&#252;laleye gelin mi verece&#287;im diyor..
Sevgilim..
Alev alev ak&#305;yor i&#231;imde &#231;a&#287;layanlar.. nas&#305;l yapmal&#305; diyorum..  t&#252;ccar efendi g&#252;l bah&#231;esinde dola&#351;&#305;rken yan&#305;ma gelme c&#252;retini g&#246;sterdiler. Bunun size ne t&#252;rden &#305;zd&#305;raplar ya&#351;att&#305;&#287;&#305;n&#305; bilsem de anlatmak zorunday&#305;m. Lakin suk&#252;netinizi koruyaca&#287;&#305;n&#305;z&#305; umuyorum. &#199;ok g&#252;&#231;l&#252;ler beyzadem. Sizi ya&#351;atmazlar. Ben de ya&#351;ayamam o zaman.. o sizi koklayarak ba&#287;r&#305;ma bast&#305;&#287;&#305;m hissiyle i&#231;imi dolduran nadide g&#252;llerimden birini takdim ettiler bana. Ve a&#351;klar&#305;n&#305; sundular. Nas&#305;l bi a&#351;k yarabbim! Rica ederim uzak durunuz remzi bey dememe kalmadan kendimi kollar&#305;nda buldum.. &#305;rz d&#252;&#351;man&#305; diye ba&#287;aracak olurken..&#231;&#305;kageldiniz..
Sevgilim.. size olanca samimiyetimle s&#246;yl&#252;yorum ki sonsuza dek i&#231;imde olacaks&#305;n&#305;z o derin varolu&#351;unuzla..
Bizi ay&#305;ramayacaklar. Kendimi &#246;ld&#252;r&#252;r&#252;m!
Sizden ricam size takdim etti&#287;im mendilim kadar temiz oldu&#287;umu bilmeniz. 
Beni buralardan al&#305;p g&#246;t&#252;r&#252;n&#252;z efendim. G&#246;t&#252;r&#252;n&#252;z ve han&#305;m&#305;n&#305;z yap&#305;n&#305;z. Bu gece ramazan &#351;enliklerine gidecekmi&#351;iz. Beybabam t&#252;ccar efendiyle ramazan bitiminde ni&#351;an&#305;m&#305;z&#305; yapaca&#287;&#305;n&#305; s&#246;yl&#252;yor. Dayanamam buna! &#350;enliklerde yak&#305;lan ate&#351;in ilerisindeki kavak a&#287;ac&#305;n&#305;n dibinde sizi bekliyor olaca&#287;&#305;m. Tertemiz ve sizin olarak. L&#252;tfen geliniz. Ve bu aciz sevenin can&#305;na kast&#305; oldu&#287;unu biliniz. 
Bu tende can kald&#305;k&#231;a sizi seven... fatima

Ps: dad&#305;m &#351;efiha namemi size ula&#351;t&#305;racak. Ona g&#252;venebilirsiniz. 
(2006)</description>
      <pubDate>Wed, 06 Feb 2008 03:35:03 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1131236-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>ahurani</author>
      <link>http://ahurani.sosyomat.com/blog/1131236</link>
    </item>
  </channel>
</rss>
