üfürmeler

blog'a geri dön

14 yorum var - 27 Mayıs 2008 02:11

Kaç bahar geçecek üzerinden ey çınar ve kaç baharla şad olacaksın bu gök denilen yalan mavide. Ötesi siyah, ötesi siyah.. bilmez misin kaç gün görür bu yarım akıllı güneş, en az ben kadar korkak, ateşinden kaçak..
Savrulmaz mı her dönen kendinden bilirken merkezini ve dahasını görmez mi gülen yüzler sevgisiz sürgülerin…kapılar..o kapılar.. Vurulan yüzüne onlar değilse ey dost, benim ben! Dostsam, buradaysam, başka olan biten yoksa, görgüsüzlüğüme yenik değilsem, daha olan ne ki, bitenlerin ardından akanlar mı gözlerinden? Süregelse ki uçurumlar, onlar da bir dirhem bir çekirdek otursunlar koynunda -yaşlı bir çekyat vardı bizim eski evde- onun.. aksi güç olsa gerek sü(r/n)güler çekilmişse, sen yazmışsan yanmaya. Yani yanayazmışsan, bağrıma dokunurken bir de oralardan.. hani bir şekilde kapansın bendeki tüm kapılar yüzüne, kıyabil(ir)sem burnuna. Vurulsun en derinden kaygıların, özlemlerin, sancıların… artık ey dost, sen SEN olsan ki bilsem ben de sensizliğin ne olduğunu. Buralarda.. gur(bet)lerde. Adı üstünde bu bet sürgünlerde sürgülerle yoldaş, süngülere gebe.. Yeter ki hiç sormasan .gözlerinle menderes, yaşlarınla nehir olup, çağlamasan da bu kara bağlamış yürekte ve her çerçöpte usanmadan dur/a/masa.. Sen kadar suskun kokan o kıvrılmış bedeni, o sarmaşık sarılmalık hallerini sarsmak geldiğinden mi sadece içimden? Sanmam.. olsa olsa benimdir, silikliğimdir, korkusundan anasına zulmeden ıslattığı çarşafın hesabını vermeyen o çocuk! O, işte o, benim ben ! sen kadar sidikli, sen kadar suçluyum. Başkası kim ola ki ey! Maviye aldanma gel! Ey dost… yakma beni…yansan da yılma yolculuklarda… kapılara hep hor gözle bakma.O, benim ben.. bendendir benden.. bendensin O’ndan….başka ne ola ki? Öyle ya, öyle tabii…………

Ben gibi senler kokuyor buralar.
Gurbet nasıl kokar ki "ey" dost".
Sendendir bu defa dökülen yaşlar. Farkında olmadan verdiğin huzurun ve umudun yaşlarıdır bu defa akan. Hani demişsin ya: "Yansan da yılma yolculuklarda".
Bu söz dusturumdur artık.
Sende dostum.
Gurbetin bet yüzünde, yüzümü güldüren dostum.

minnie mouse  27 Mayıs 2008 02:19  

ben beni, canımı, özümü.....
yeter ki;
sen şad ol!

ahurani  27 Mayıs 2008 02:26  

Ben sık sık gelip bu yazının dökümünde döküleceğim. döküldükçe "şad" olacağım.
içimin, içine selamı var.

minnie mouse  29 Mayıs 2008 16:54  

selamınla serinliyor içim..

ahurani  29 Mayıs 2008 17:06  

İşte burdasın.
Hep böyle oluyor. Ne zaman seni dilesem, dilim durmuyor, adını çağırıyor ve sen o an çıkageliyorsun.
ne güz'el oluyor.

minnie mouse  29 Mayıs 2008 17:16  

:) bu güz'ellik benden değil.

ahurani  29 Mayıs 2008 17:22  

kör olasınız demiyorum size, kör olmayında görün beni...

theatral  29 Mayıs 2008 17:52  

kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
(hasan hüseyin)

zevkle efendim.. :)

ahurani  29 Mayıs 2008 17:57  

hımm. sanatsal bloklar nasıl oluyor? böyle özel şiirler, böyle renkli misafirler falan mı oluyor?:)

ahurani  29 Mayıs 2008 18:10  

sensin sen! sendendir senden..
bir kere seni içine çekip de sonra geri verebilen?

beatiik  29 Mayıs 2008 23:54  

deme öyle can'ım.. varsam sende, içinde, geri veresin beni diye değil, daim olsun diye bu yıllanmış dostluk..öyle değil mi??

ahurani  30 Mayıs 2008 00:52  

Bir tesafüftür bu sayfaya getiren.. Lakin geldim, OKU dum, bildim:))

stargazer1974  09 Haziran 2008 17:31  

hoşgeldin, iyi ki bildin de bildik!:)

ahurani  09 Haziran 2008 21:15  
bu yazıya puanı basanlar: