üfürmeler5 yorum var - 07 Şubat 2008 20:54Takva.... "yalnizdim Musluman.. islam yolunda olan.. islam.. teslimiyet.. caprasik oyunlarin, birbirine çarpisan her figurani gibi kendi yolumuzun esas kadinları ve erkekleri olamamaktan müzdarip, kaniksayan ama nefes alma bosluklarini da kollayan degil miyiz hayatin bir yerlerinde bizler de? teslim olmalara en tutkunlarimizdan, ondan en korkanlarimiza ya da bu tavir alisi kucumseyenlerimize kadar hepimiz aslinda dogdugumuz andan itibaren –kimilerine gore ondan da once- zaten bulmuyor muyuz kendimizi dipsiz bir kor kuyuda uzatilan her kovaya saldiran masaldaki tilki misali? Cikmazlarimiz, cikarlarimiz hep bizi askin, bizden ote bir diyara suruklemiyorlar mi bizleri? Dikis makinasinin basinda yapip ettiginden fazlasiyla haberdar bir terzi gibi cok tutarlı, cok yon bilir, cok ne uretecegi belli mi buluyoruz yoksa ignenin ucundaki yasamlarimizi? Yoksa bir saatin sarkaci gibi gidip gelen, gidip gelen ve gidip gelen.. ruhiyetlerimizin bekcisi olmaktan uzakligimiz bizleri bu sorulara cevap vermekten de mi alikoyuyor? Vakif olamadigimiz yasamlarimizin sonunda ya da basinda birden olanca curetkarligimizla sesleniyor muyuz yoksa kuyruklarina takilma korkusuyla ucurtmalara?hadi kavga edelim onlarla..hadi..ama neden? Sahi kuzum..biz neyiz? Kimiz? Karar merciimizde , kendimizin mülki amiriymisizcesine sabirli olabiliyor muyuz? Secimlerimizin sonuclari sahiden de bizleri umdugumuza goturur mu? Peki daha otesine? Ya umdugumuza ulasamazsak? Bir kadin-erkek bedenine hasretlik cekmek midir dervisin muhatabi, hormonlari midir, yoksa seytan mi? Arinabilir mi insan butun bu sikintilardan? Mumkundur.. peki arinmali midir? Yoksa insan boyle mi insan? Ve belki de boyle oldukca mi daha da insan olmakta olacak? Sahip oldugumuz o ‘sey’..her ne ise o.. Bu durumda bedenimizin, ruhumuzun, varligimizin en ufak ayrintilarina kadar kesfi mumkun olsa, buldugumuzun yuzlesmekte oldugumuzun, o ‘sey’ olmayacagini bilebilir miyiz? Bu dogdugumuz, buyudugumuz ‘dunya’da gerek var mi dostlar celiskilere sarilmaya? Ne farkimiz var kosedeki bakkaldan sonunda varacagimiz nokta kifayetsizlikse? “..... ben kosarim asaglara, kosarim (turgut uyar- bir barbar kendin tartar, bir barbar asagilarda)” kendi yarattığımız aptal tanrıların şapşal oyuncağı oluyoruz bir müddet sonra.. sevdatremisu 09 Şubat 2008 23:01bu yazıya puanı basanlar:
|